Dövme hakkında en önemli soru ve cevaplar , Dovme Hakkinda

Dövme hakkında en önemli soru ve cevaplar  

Dünyada yükselen dövme sanatı ülkemizde de kıpırdanmaya başladı. Bizde bu konuyu enine boyuna hem bir dövme ustasına hem de bir Dermatolog’a soralım dedik. İşte dövme hakkında bilmek istedikleriniz.
 
Dövme mevzusu ciddi bir iş o yüzden tıbbi boyutunuda önemsemek gerekiyor. Dövme hakkında sağlık açısından merak ettikleriniz. Dövmede kanser ihtimali var mıdır? Yara izlerini kapatabilir miyiz?

Akşamdan kaldınız ne yaparsınız?

Akşamdan kaldınız ne yaparsınız?  

Akşamdan kalmışlık, fiziksel, zihinsel ve ruhsal birçok sıkıntıya neden oluyor. Bu rahatsızlıkların başında baş ağrısı, ishal, titreme, bitkinlik, mide bulantısı, rehavet çökmesi, ağız kuruluğu, mide ve bağırsaklarla ilgili şikayetler, terleme ve endişe geliyor. Aşağıdaki önerilere uyarak ‘akşamdan kalma’ durumunun başınıza gelmesinden kurtulun…

Hiç yerden kalkmadan 100 şınav çekebilir misiniz? , Saglikli Yasam

Hiç yerden kalkmadan 100 şınav çekebilir misiniz?  

6 hafta sonunda yaptığınız şınav programı ile bir robota dönüşeceksiniz. Hiç yerden kalkmadan 100 şınav çekmek istiyorsanız bir göz atın!

Rutubetli iklimlerde astım hastalığına dikkat , Astim Hastaligi , Astim Hastaligi Hakkinda

Rutubetli iklimlerde astım hastalığına dikkat  

ADANA (İHA) – İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Göğüs Hastalıkları Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, aşırı rutubetli iklim koşullarının astımı tetiklediğini, evde astımı tetikleyen unsurların ev tozu akarları, küf, hamamböceği, sigara dumanı, ev hayvanları olduğunu belirtti.
Tutluoğlu, astımın yaşam kalitesini bozduğunu, uyku sorununa ve sürekli nefes darlığına yol açtığını söyledi. Astımı tamamen yok etmenin mümkün olmadığını belirten Tutluoğlu, hayatımızı normal bir şekilde sürdürmemize engel olacak bir hastalık olmadığını söyledi. En ağır hastalarda bile tedavinin mümkün olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tutluoğlu, “Her astım hastası için yapılacak bir tedavi vardır. Ancak kimse mucize beklemesin. Tamamen kökü kazınacak bir hastalık değildir. Kontrol altına alınabilir. 1 ay ilaç kullanıp bu hastalığın geçmesini kimse beklemesin. İlaçların dozlarını ayarlayarak hastalığı kontrol altına alıp azaltabiliriz” dedi.
Tutluoğlu, astımda hırıltı, nefes darlığı, göğüs sıkışması ve gece ve sabah erken saatlerde öksürük gibi belirtilerin olduğunu belirtti. Türkiye’de 3.5-5 milyon astım hastası olduğunu anlatan Tutluoğlu, “Hastaların yarısının son 1 yıl içinde acil servise başvurusu var. Hastaların yüzde 80′inin uykusu astım nedeniyle bölünmekte, yüzde 80′i günlük aktivitelerinde bile astım yüzünden kısıtlanmakta, yüzde 40′ı astım nedeniyle istediği mesleği yapamamaktadır. Yılda bin civarında ölüme neden olduğunu tahmin etmekteyiz. Aynı zamanda önemli bir iş gücü kaybı ve ekonomik maliyet getirmektedir” diye konuştu.
Hastaların yüzde 61′inin nefes darlığı, yüzde 34′ünün öksürük, yüzde 5′inin hırıltı, yüzde 6’sının burun tıkanıklığı ve yüzde 29′unun yorgunluk gibi olumsuzluklar yaşadığını vurgulayan Tutluoğlu, evde astımı tetikleyen unsurların ev tozu akarları, küf, hamamböceği, sigara dumanı, ev hayvanları olduğunu söyledi. Tutluoğlu, aşırı rutubetli iklim koşulları ve gülme, ağlama gibi ani sık nefes alışverişini gerektiren durumların astım atağına yol açabileceğini söyledi.
Pasif sigara dumanının kuvvetli tahriş edici ve astımı tetikleyici bir yönü olduğunu kaydeden Tutluoğlu, “Ev ve arabada sigara içmeyin, içilmesini müsaade etmeyin. Kapalı yerlerde sigara içme yasağının destekçisi ve takipçisi olun. Etrafınızdaki sigara bırakma çabalarını destekleyin” dedi.
Astımın temelde genetik bir hastalık olduğunu bildiren Tutluoğlu, “Yakın aile çevresinde astım olan kişilerde astım gelişme olasılığı daha yüksektir. Aile yakınlarında astım olmadan da bazı genetik bozukluklara bağlı olarak astım ortaya çıkma olasılığı vardır. Ayrıca çevresel faktörlerde astım gelişiminde rol oynayabilir” dedi. Tutluoğlu, sonuç olarak şunları söyledi:
“Astım hastalarının yaşam boyu ilaç kullanması gerekebilir. Astım ilaçlarının yan etkilerinden korkmak yersizdir. Disiplinli yaklaşımla astım hastalarının yaşam kalitesi yükseltilebilir.”

“Günde yarım kadeh şarap erkeklerin ömrünü 5 yıl uzatabilir”

“Günde yarım kadeh şarap erkeklerin ömrünü 5 yıl uzatabilir”  

Londra (AA)- Günde yarım kadeh şarap içmenin erkeklerde yaşam süresini 5 yıla kadar uzatabileceği bildirildi. Hollanda’daki Wageningen Üniversitesinden bilim adamları, günde 20 grama kadar alkolün yaşam süresini yaklaşık 2,5 yıl uzatabileceğini, bu miktarın üzerine çıkıldığındaysa yaşam süresinin kısaldığını vurguladı.
“Journal of Epidemiology and Community Health” dergisinde yayımlanan araştırmada, günde yarım kadehi geçmemek koşuluyla sadece şarap içen erkeklerin yaşam süresinin ise, hergün bira ya da başka alkollü içkileri tüketenlere göre 2,5 yıl uzun olabileceği belirtildi. 1960-2000′de yaklaşık 1400 erkeğin ne tür alkollü içki tükettiklerini, bunun miktarını, sigara kullanıp kullanmadıklarını, hayat tarzlarını, sosyal statülerini, beslenme alışkanlıklarını ve kilolarını inceleyen bilim adamları,
günde sadece 20 gram şarap içenlerin ömrünün hiç alkollü içki tüketmeyenlere göre 5 yıl uzun olabileceğine dikkati çekti.
Araştırmada şarabın özellikle kalp-damar ve beyin damarları hastalıkları riskini azaltabileceği vurgulandı

Domuz gribi salgını nedir? , Domuz Gribi , Domuz Gribi Hakkinda , Domuz Gribi ilaclari

İki ay kadar önce Meksika’ da başlayan ve kısa zamanda 100′ den fazla insanın ölümüne yol açan domuz gribinin Amerika, Yeni Zelanda, İspanya, İsrail gibi ülkelerde de görülmesi üzerine Dünya Sağlık Örgütü uluslararası kriz uyarısı yaptı.

Aranızda aşk varsa cinsel ilişki daha iyi mi yaşanır?

Aranızda aşk varsa cinsel ilişki daha iyi mi yaşanır?  

Aşk insanı çok rahatlatan, vücuda huzur ve denge veren, günlük hayatta aslında çok gereksiz olup da kafamıza taktığımız birçok olumsuz şeylerin baskılanmasını sağlayan bir duygu. Peki Aşk varsa cinsel ilişki insana daha fazla mı mutluluk verir?

Seks bağımlılığı psikolojik bir hastalık mı?

Seks bağımlılığı psikolojik bir hastalık mı?  

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı cinsel terapist Dr. Cem Keçe, her gördüğü objeyi bir kadın olarak algıladığını itiraf eden ünlü şarkıcı Davut Güloğlu’nun yaptığı açıklamalardan sonra “Seks bağımlılığı psikolojik bir hastalıktır ve insanı intihara kadar sürükleyebilir” dedi.

Tüp bebek uygulamasındaki son gelişmeler , Tupbebek


Tüp bebek uygulamasındaki son gelişmeler  

Tüp bebek tedavisi doğal yoldan çocuk sahibi olamayan çiftlerin laboratuvar ortamında kadın eşten elde edilen yumurtalarla erkekten elde edilen spermlerin döllenmesi ile döllenen yumurtların ana rahmine yerleştirilmesi sonucu elde edilen bir gebeliktir. Bu şekilde elde edilen gebeliğin doğal yolla elde edilen gebelikten hiç bir farkı yoktur. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, Mynet okurları için yazdı.
 
Tüp Bebek Tedavisinin Süreci Nasıl Gelişmektedir?
 
Bu tedavi; tedaviye başlanılan andan itibaren 15-20 günlük bir süreci kapsar. Problem ister kadından ister erkekten kaynaklansın tedavinin birinci basamağı kadın eşte yumurta gelişiminin sağlanmasıdır ve yaklaşık 10-12 günlük  hormon ilacı kullanımı surer ve bu hormone ilaçları kanalıyla kadında 10 ile 15 arasında yumurta gelişiminin sağlanması beklenir. Yumurta gelişimi sağlandıktan sonra ikinci basamak ameliyathane ortamında kadından yumurtaların toplanması ve erkekten elde edilen spermlerle döllenmenin sağlanmasıdır. Klasik tüp bebek yönteminde spermlerle yumurtaların yanyana koyularak dollenmesi saglanır ya da mikroenjeksiyon yontemiyle spermlerin özel igneler yardımıyla özel bit mikroskop altında tek tek yumurtalara yerleşmesi ile elde edilir. üçüncü basamakda elde edilen döllenmiş yumurtaların özel bir katater aracılığıyla anne rahmine yerleştirilmesi yani transfer kısmı gerçekleştirilir. dördüncü basamakda da bu transfer işleminden yaklaşık 10 gün sonra kanda yapılan gebelik testi ile gebeliğin saglanıp saglanamadığının test edilmesidir. Bu basamaklardan geçilip pozitif deger elde edildikten sonra, elde edilen gebeligin dogal süreyle elde edilen gebeliklerden ne bir artısı ne de bit eksisine sahiptir.
 
Yalnız tup bebek tedavisinde çoğul gebeliklerde karşılaşıyoruz bu da gebelik elde etme oranlarını arttırmak için elde ettigimiz embriyoları 3 ya da 4 gibi bir sayıda anne rahmine yerleştirmemizden kaynaklamyor. Ama tabi ki çoğul bebeklerde erken dogumlar, düşükler ve bebeklerdeki gelişme ile ilgili problemlere sık rastlanabiliyor O yüzden tüp bebekteki en buyük çekince çoğul gebeliklerdir.
 
Tup bebek ilk defa 1978 yılında tip alanında uygulamaya konuldu ve konulduğu tarihlerde başarı oranları % 1 0 civarındaydı fakat günumüzde belli hasta gruplarında %70-%80′e varan gebelik oranları elde edilmektedir. Bu kadar yüksek gebelik oranlarının elde edilmesinde özellikle başarılı merkezlerdeki bu alanları izledigimiz zaman ozamandan bugüne değin değişik bir çok teknolojik imkanlar bu alanda bizlere sunuldu gerek bu teknolojik imkanların sunulması gerek tup bebek eğitiminin daha bilinçli bir zemin üzerine oturtulması artı bilgi birikiminin ve her geçen gun de tup bebek alanındaki bu disiplinli çalışma bilincinin daha da oturmasıyla bugünki başarılara imza atıldı
 
Tüp Bebek Tedavisinde ki Teknolojik Gelişmeler Nelerdir?
 
Mikroenjeksiyon Tipi Tüp Bebek: Mikroenjeksiyonla tüp bebek uygulaması ilk defa 1992 yılında tıp alanında ygulamaya konuldu ve nobelle ödüllendirildi. 1995 yılından itibaren de Trkiye’e uygulamaya girdi, Ozellikle ileri derecede erkek kısırlığının veya ileri anne yaşlarmın elde edilen yumurtasl zor olan yumurtanın dollenmesini saglamak gibi bir çok başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek tedavi programındaki hastalarda başarıyı arttırıp olumlu sonuç elde edilmesini saglanmıştır.
 
Lazerle Tomurcuklanma: Tüp bebek alanındaki ikinci teknolojik uygulamalardan birisi de lazerle tomurcuklanmadır. bu da embriyoların çeperindeki zona, anne rahmine tutunurken bu tabakanın erimesi lazım, biliyoruz ki ileri anne yaşlarında bu tabaka kalın oluyor veya genç yaşta olmasına ragmen bazı kişilerde bu tabaka kalın oluyor ve embriyolar anne rahmine tutunamıyor. Bunu ileri anne yaşlarında veya defalarca tüp bebek yapılıp da netice alamayan hasta gruplarında sık görüyoruz. Bu gibi hastalarda ozellikle zona tabakasına uygulanacak lazerle tomurcuklanma işlemi bebek bağının arttırılmasında önemli bir hizmet sunmaktadır.
 
Mikro-Tese Yöntemi: Tüp bebek alanındaki gelişmelerden birisi de mikro-tese yönteminin tıp alanında kullanılmasıdır. Tese azosperm dediğimiz menisinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde ufak bir cerrahi işlem ile yumurtalıklarından doku parçalarının alınması ve bu doku parçalarından sperm elde edilmesi ile mikroenjeksiyon tipi tüp bebek tedavisinin uygulanmasıdır. Mikrotese özellikle yumurtalarında üretimin çok azaldığı bölgesel odaksal üretimlerin söz konusu oldugu azospermik vakalarda çok zor elde edilebilecek spermleri elde etmemizi saghyor. Ve bu şekilde de spermi çok zor elde edilen hastalarda sperm elde edilerek ve akabinde uygulanan mikroenjeksiyon tipi tüp bebek yontemiyle çocuk sahibi olma imkanı vermiştir.
 
Lenfosit Aşısı: Diger bir teknolojik gelişme de lenfosit aşısı. Tekrarlayan düşüklerde ve defalarca tiip bebek uygulayıp da netice alamayan hasta grupları incelendiği zaman hiç bir neden bulunamamaktadır. Bunlarda tabi ki yapılacak ilk işlemlerden birisi genetik inceleme. Kişiler saglıklı olmalarına rağmen genetik yapıda bir bozukluk olabilir, eşlerin genetik yapıları incelenir bir takım tahliller yapılır bunlar şeker hastalığı, tiroid hastalığı gibi hastalıklardır bunlar tiip bebek alanındaki başarısızlığı getirir. Y ani kişiler detaylıca incelendigi zaman başarısızlığın nedenini açıklamayan bir savla karşımızda ve tiip bebek alanında tedaviye giren basta sayısı arttıkça bu hasta grubunun da sayısı gittikçe artmaktadır. Bu hastalara yapılan incelemelerde bağışıklık sisteminin embriyoların anne rahmine tutunmasına engel oldugu gözlemlenmiştir. Yani anne vücudu bebegi yabanco bir madde gibi kabul edip tutunmasını engellemektedir ve bu bebeklerin hiicrelerinin yarısının da babadan geldigi bilinmektedir dolayısıyla yabancı olan hiicreler babaya ait olan hiicreler olarak düşünülüp babanın viücut antijenik özellikleri taşıyan kandaki lenfositler ayrıştırılıp aşı şeklinde anneye ayda bir kez uygulanır. 3 kez uygulandıktan sonra annenin gebe kalması saglanır eger dogal yoldan çocuk sahibi olabiliyorsa o kişinin çocuk sahibi olması önerilir veya tlüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olma imkanı varsa tüp bebek yontemiyle çocuk sahibi olmaları saglandıktan sonra bir kez ve gebelikte bebeğin kalp atışları duyulduktan sonra da bir kez olmak iizere toplam 5 kez yapılan bir lenfosit aşı tedavisi var, yani 3 kez gebelikten önce, 2 kez de gebelikten sonra. Babanın kanı alınıp lenfositleri ayrıştırılıp aşı haline getirilip ön koldan cilt altına uygulanan bir tedavi şeklidir. Eğer hadise bağışıklık sisteminden ise bu tür gebelik kayıplarının veya tüp bebekteki başarısızlıkların önemli bir kısmında başarılı bir sonuç elde etmemizi saglamaktadır. Bunun tipik örneklerini özellikle yurt dışından gelen hastalarımızda gözlemliyoruz. Yurt dışında yaşayan Türk hastalarının devlet tarafından yılda 4 ya da 5 kez tüp bebek giderlerinin ücretsiz yaptırılabilme şansı var. Ve bu haklarını kullandıktan sonra para ile tedavi olacakları zaman da başka teknik imkanların kullanıldığı ülkelerde yaptırmak istiyorlar. Dolayısıyla ülkemize bu tür hasta grup1arı geliyor. Bu da gösteriyor ki bu tür bir problemden kaynaklanan bir başarısızlık söz  konusu ise bunların çözümlenmesinde bizlere büyük katki sağlıyor.
 
Genetik İnceleme: Tüp bebek alnındaki gelişmelerde diger bir imkan da  bebeklerin embriyo aşamasındayken genetik incelemesinin yapılmasıdır. Bir takım hastalıklar nesillerden nesillere aktarılabiliyor ve bugün ki teknik imkanlarla bunları tespit etmemiz mümkün ve ozellikle de embriyo aşamasında tespit edersek kişilerin sahip oldukları çocukların sağlıklı olabilmeleri bugünki teknik imkanlarla mevcut özelikle tüp bebekteki genetik inceleme yöntemiyle bunları ayırt etmemiz mümkün.
 
Donmuş Embriyo Gebeliği: Yine tüp bebek alanında gelişen diğer bir teknik uygulama da embriyoların dondurulması. eğer tüp bebek programına aldığımız hastalarda bu embriyoları elde edersek bunların bir kısmının transfer edilmesini geri kalan embriyoların ise embriyo aşamasında dondurulmasını ve kişiler çocuk sahibi olsa da yeniden çocuk sahibi olmak istediklerinde bir daha böyle geniş kapsamlı bir tedaviye girmelerine gerek yok, bu donduru1muş embriyoların çözülerek anne rahmine yerleştirilmesi gerek ekonomik açıdan gerekse tedavinin zahmeti açısından çok daha hoş bir tedavi. Bu embriyoların dondurulması günümüzde teknolojik imkanların sağlanması ile mümkün.
 
Blastosist Transfer: Gelişen diğer bir teknolojik imkan da embriyolar oluştuktan sonra 2 veya 3. gün ana rahmine transfer ediyoruz bir kısmını da büyütüp 5 veya 6. günü transfer ediyoruz bu da blastosist transferi dediğimiz ardışık transfer tekniğidir. Bunun tabi tüp bebek alanında ilk başlarda uygulamaya girmesi pek mümkün degildi çünkü ozaman kullanılan standardizasyonu kötüydü bu kadar kaliteli degildi. Günümüzde her geçen gün daha iyi standardize edilmiş ve daha iyi kalitede üretilmekte ve bunlar da bize daha iyi embriyo elde etmemizde hatta embriyoları daha ileri günlere kadar büyütmemizde imkan sağlamakta. Ve elde ettiğimiz embriyolarda yeterli kalitedeyse bu transferi yapıyoruz. Ve gebelik elde etme oranlarında da büyük artışlar elde ediyoruz.

Kilo vermek için en iyi 13 yol , Kilo Vermenin Yollari , Zayiflamak istiyorum , Zayiflama Yollari

Kilo vermek için en iyi 13 yol  
Kilo vermek tüm yaşamınız içinde uğraşacağınız en büyük düşman olabilir, o zaman bu 13 yolu izlemelisiniz!
Kilo vermek tüm yaşamınız içinde uğraşacağınız en büyük düşman olabilir o zaman bu 13 yolu izlemelisiniz!

 
Öğle yemeği zamanı. Her zamanki gibi hızlıca yemek alanına gideceksin ve seni tüm öğleden sonra tok tutacak bir şeyler yiyeceksin. Büyük bir ihtimalle içinde ketçap veya peynir olan bir şey alacaksın. Akşam yemeği için daha iyi bir şey deneyeceksin. Ama bununda sağlıklı olduğu söylenemez. Peki bu adam ne yapmalı? Korkmana gerek yok. Bu ipuçları daha iyi beslenmene yardımcı olabilir, hem de kilo verme hedeflerinizede ulaşarak.  

1-Porsiyonlarınızı kontrol edin

Porsiyonlarınızdan kesmeniz, az bile olsa, her gün yüzlerce kaloriden kurtulmanızı sağlayacaktır hem de aç kurt olmadan. Amerika Tüketim Federasyonundan Carol Tucker Foreman’in dediğine göre, Amerikalarının aldığı kalori miktarı günde 167 kalori artmış.. Bu da her yıl için 17 kilo artış demektir. Bu bile porsiyonları küçültmek için bir nedendir.  Sağlık haberlerine göre, Amerika’daki servis boyutları,insanların ihtiyacı olanın iki katı büyüklükte. Süper büyük porsiyonlar, halkın göbeğinin sürekli büyümesine neden oldu.  Yediklerinizi kontrol altında tutabilmek için orta büyüklükte porsiyonlar kullanın. Ve şu kuralı hatırlayın: Tabağınızı 1/2’si meyve ve sebzelerle kaplı olacak, 1/4′ü  tahıllarla veya baklagillerle ve geri kalanı ise iskambil kağıdı büyüklüğündeki yağsız etle (balık, derisiz tavuk).

2-Günde 5-6 defa yeyin

Porsiyonların küçülmesi ve yavaş yenilmesinin yanı sıra, sık sık yemek metabolizmanızın hızlı çalışmasına ve şeker değerinizin tutarlı gitmesini sağlar.Sık sık yediğiniz zaman , kendinizi kontrol edip ve 3 öğün yediğiniz zamankinden de daha küçük porsiyonlarda yemek yemelisiniz. Oretalama bir adam günde 2500 kalori tüketmelidir. Sizde alacağınız kaloriyi öğünlere bölmelisiniz.

3-Ara öğünler
 
Emin olabilirsiniz ki ara öğün dendiğinde bu peynir veya kurabiyeleri kapsamıyor. Ara öğünlerde genelde çiğ ve organik gıdalar tüketilmeli. Elma ve armut gibi meyveler, havuç gibi sebzeler, tahıllı besinler, pirinç keki veya kraker gibi ve yüksek proteinli gıdalar yağsız yoğurt, süzme peynir. Bunların hepsi lezzetli ve az kalorili ara öğünleridir. Ara öğünlerinizi 200 kalorinin altında tutun.

4-Bol su için

Biliyorum bu ipucunu milyonlarca kez aldınız ama çok su içmek ve vücudunuzda su bulundurmak  sabit kiloda kalmak için çok önemlidir. Günde 8 bardak su içiyorsunuz, eğer fiziksel yoğunluğu olan bir işiniz varsa daha fazla, böylece susuzluk ve açlığı birbirine karıştırmayacaksınız.  Bir dahaki sefere yiyecek bir şeylere saldırmak istediğinizde, onun yerine su içmeyi deneyin. Açlığınızın geçtiğini görünce şaşıracaksınız. Eğer su içmekten hoşlanmıyorsanız, suyun içine limon parçacıkları koymayı deneyin. Veya çay-naneli veya papatyalı.

5-Geceleri karbonhidrat yemeyin

Basit karbonhidratlar şeker ve ekmek gibi, kalori olarak yüksektir ve çabucak sindirilirler ve insülin seviyesini yükseltirler. Meyve, sebze, tahıllar gibi kompleks karbonhidratlar ise yavaş yakılırlar. Belirli bir saatten sonra karbonhidrat tüketmediğinizde (mesela 16.00), sonraki saatlerde vücudunuzun brownie, kek  gibi yağlı gıda isteme olasılığı düşecektir. 1 tabak Karides veya 1 avuç  tuzsuz ve sossuz badem gibi glisemik indeksi düşük olan yiyecekleri tüketin, kan şekeriniz ve açlık düzeyiniz istikrarlı olsun.

6-Beslenmenizden tuzu çıkarın

Tuz vücudunuzda su tuttuğu için, tuz tüketiminizİ azalttığınız zaman, vücudunuzda daha az su tutulacaktır. Tuz aynı zamanda yüksek kan basıncının yol açtığından, tuzu azalttığınız zaman daha sağlıklı bir kalbe sahip olacaksınız.

7-Kilo verdiren hap alın

Kilo vermenize ve daha iyi bir vücuda sahip olmanıza yardımcı olacak birçok hap ve doğal ürünler var. Ancak bu ürünlerden bazıları vücudunuza zararlı Ephedra, kafein, diüretik veya kalp ritminizi arttırarak ölüme bile yol açabilecek uyarıcılar içerebilir. Bu sebepten bir ürünü denemeden önce dikkatli olunuz, eğer şüpheleriniz veya sağlık problemleriniz varsa doktorunuzun onayını almadan kullanmayınız.

Güvenebileceğiniz ürünlerden biri; Nutrica’nın ürünü olan Advaslim. Aynı anda hem kalori alımınızı azaltarak hem de yavaşça metabolizma hızınızı arttırarak güvenli kilo vermeniz prensibi üzerine çalışmaktadır.

Advalsim, içinde deniz kabuklarından elde edilen doğal bir lif olan chitosanın özel bir formunu bulundurur. Bu form sayesinde advalsim yemeklerden önce alındığında midedeki asidik ortamın genişlemesini sağlar ve tokluk hissi yaratır. Advalsim içinde bulunan Pyruvate ve Commiphora ile aynı zamanda yavaşça metabolizma hızını yükselterek istenmeyen yağların yakılmasına ve kolesterol dengesinin sağlanmasına yardımcı olur.

8-Yavaş yiyin

Sakin! Birileri önündeki tabağı çalacakmış gibi hemen tüm yemeği ağzına tıkmana gerek yok.  Eğer lokmalarınızı iyi çiğneyerek ve yemeğin tüm tadına vararak yerseniz; beynin mideye dolu olduğunu söylediği 20 dakikalık dilime yetişebilirsiniz.

9-Az miktarda alkol alın

Yemeğiniz ile beraber bir kadeh şarap içebilirsiniz her ne kadar siz mayalı içkilerden birini tercih etseniz de. Size bunu söylemekten nefret ediyorum ama alemlerde alacağınız kaloriler çabalarınızı boşa çıkaracaktır. Diyetinizde alacağınız boş kalorileri vermek çok zordur.

Birada da yüksek miktarda maya ve şeker vardır, diğer içkiler ise yüksek  şeker içerirler bu yüzden şarap rejimdeyken en uygun alkollü içecektir. Alkol metabolizmanızı yavaşlatır, yiyecek kısıtlamanızı düşürür, kandaki şeker oranını yükseltir ve  kilo almanızı sağlar. Buna ilaveten içkinize eklediğiniz şuruplar, likörler hatta sodalar, sıvı şekerlerdir ve diyetinize hiçbir faydası yoktur. Diyet karışımları seçmeniz veya büyük erkekler gibi sek içmenizi öneririz.

10-Yağlı yiyecekleri kesin
 
Eğer hep maç izlerken bir kap dolusu cips yiyorsanız, varacağınız son bel çevrenizde o kap büyüklüğünde yağ tabakası oluşmasıdır. Bir gramından 9 kalori aldığımız doymuş yağ atar damarımızı tıkar ve kötü kolesterol seviyesini yükseltir. 

Kötü yağların yanı sıra linoleic, Omega 3,6 and 9 gibi  vücut için gerekli yağ asitleri (EFA) de vardır .Zeytin ve keten tohumunda bulunan çoklu doymamış ve doymamış yağ beyniniz için enerji sağlar ve kanınızdaki  iyi kolesterol oranını dengede tutar. Yağı azaltılmış bisküvi ve gıdaların  şeker veya başka bir içerik seviyeleri yükseltilmiştir , kalorileri hesaplandığından normal versiyonlarından pek farklı değillerdir.

11-Dışarıda fazla yemeyin

Eğer yiyecekler sizin önünüzde yapılmıyorsa, yemeğinizde  sizin hayal edebileceğinizden daha fazla yağ ve katkı maddesi olma şansı yüksektir. Bir yemekte ne kadar sıvıyağ veya tereyağı varsa, yemek o kadar lezzetlidir.  Porsiyonlarınızın büyüklüğünü ayarlayabilmek, içine koyacağınız  yağ ve tuzu kontrol edebilmek için eğer mümkünse  kendi yemeğinizi hazırlayın ve öğle yemeğinizi paketleyip yanınıza alın. Tatildeyseniz  veya çalıştığınız yerde buzdolabı yoksa sakın kızarmış yiyecekler ısmarlamayın, onun yerine ızgara veya fırınlanmış yiyecekleri tercih edin. sosları tabağınızın kenarına isteyin ve mümkünse tabağınızın diğer tarafında patates dışında sebze olsun.

12-Televizyon izlerken yemek yemeyin
 
Pavlov’un teorisi kanıtlamıştır ki, yemek yiyerek bir iş yapıyorsanız, yaptığını iş ağzınızın sulanmasına sebep olacaktır. Yemek enerji içindir, eğlence için değil ve her akşam televizyon karşısında bir kase cips ile oturmak sizi zayıf yapmayacaktır. Sadece yemek masasında yemek yeyin ve yemek hazırlarken atıştırmayın. Eğer televizyon karşısında birşeyler atıştırmak zorundaysanız, tüm paket cipsi oturma odasına götürmeyin , küçük bir kaba biraz cips koyun ve kendinizi sınırlandırın.

13-Kendinizi yoksun bırakmayın

Size yemek konusunda dikkatli olmanızı söylemiştim, ama bazen rejimi biraz gevşetip kızartma veya milkshake sipariş etmek kabul edilebilir. Yemek, yaşamın büyük zevklerindendir. Bir kez yaşayacaksınız, arada bir yağlı veya şekerli yemek, sizi yoksunluk hissinden uzaklaştıracaktır.

Bunu çiğneyin

Korkutucu istatistik: Amerikalıların %60′dan fazlası kiloludur ve 1/4′ünden fazlası obezdir. Bu rakamlar sağlıklarını tehlikeye atma riski altında olan insanları göstermektedir. Düzgün yemeye başlarsanız, sağlıklı bir kiloya gelmeni kolay olacaktır. Ama bunun için yaşam şeklinizi değiştirmeli ve düzenli egzersiz yapmalısınız.

sohbet chat sohbet chat kadınlarla sohbet kadınlarla chat sohbet chat istanbulsohbet istanbul sohbet sohbet chat muhabbet HarikaSohbet sohbet siteleri Chat siteleri chat jagra jagra jagra jagra penis buyutuculer sex shop penis buyutuculer v-pills tatil azdirici kahve sirhunter sirhunter sirhunter saat kamera kalem kamera magna rx vpills penis buyutucu azdirici azdirici azdirici Komedi Videolari azdirici yatakarkadas.com cinselsex.net vpillsmarket.com penis buyutucu burclar posh kuafor ruya tabirleri yemek tarifleri Bisiklet hava durumlari azdirici ic giyimler mirc azdirici youtube Gazete Oku kesintisiz güç kaynağı mobilya Gonulcafe.Net prezervatif dizi izle film izle diyet borsa chat sohbet mynet sohbet sohbet odaları Film izle film izle - full oyun - film indir evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat sohbet örgü modelleri hanımın çiftliği hadise fan şiirli videolar şifalı bitkiler aşk mesajları chat sohbet Sohbet redtube türkü dinle video 75 güzellik salonu film izle sinema izle temizlik şirketleri güzel resimler sikiş sikiş izle chat mirc chat sohbet muhabbet muhabbet adapazarı chat cet film izle film izle film izle - islami sohbet - - Kızlarla chat sgk resimler izlesene çocuk hastalıkları kabin en güzel oyunlar atari oyunları yemek oyunları polis oyunları travesti